Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/229 E. 2016/2970 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/229
KARAR NO : 2016/2970
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-e, son, 62/1, 52/2 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın, yasa dışı yollardan temin ettiği yeşil kartı kullanarak kurumu zarara uğratmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Dairemizin 30.03.2015 tarihli bozma ilamına uyulmasına rağmen, sanığın sağlık yardımından yararlanmasına ilişkin harcamaların ilgili hastaneden getirtilip, acilden giriş yapıp yapmadığı, zorunlu olarak tedavi görüp görmediği ile sanığın suç tarihi itibariyle yeşil kart alabilme şartlarına sahip olup olmadığının denetime elverişli olacak şekilde ilgili kurumlardan araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirine ilişkin hususlara riayet edilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 158/1-e-son maddesine göre adli para cezasının, aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel gün birim sayısı üzerinden belirlenip, artırım ve indirimlerin yapılmasından sonra elde edilen sonuç gün birim sayısının, 20-100 TL arasında tespit edilecek bir gün karşılığı para miktarı ile çarpılması suretiyle tayin edilmesi gerekirken, infazda tereddüde yol açacak şekilde önce 5 gün üzerinden belirlenmesinden sonra haksız menfaatin iki katının altında kaldığından bahisle bu miktara yükseltilmesine hükmedilip, indirim oranının bu meblağ üzerinden yapılması suretiyle para cezasının yanlış hesaplanması,
Hapis cezasının kanuni bir sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinde öngörülen güvenlik tedbirlerinin sanık hakkında uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.