YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32525
KARAR NO : 2016/11007
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının avukat olduğunu ve kendisinin de pek çok davada vekilliğini yapmakta olduğunu, davalı avukatın kendisinden bir çok kere herhangi bir açıklama yapmadan makbuz karşılığı paralar tahsil ettiğini ancak bu paraları nereye harcadığı yönünde kendisine hesap vermediğini,…. Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/4 Esas ve 2011/49 Karar sayılı dava dosyasında verilen yetkisizlik kararının gereğini yapmayarak davalının görevini kötüye kullandığını ve ihmal ettiğini, çeşitli dernek ve öğrenciler için burs,… Köyü Camisinin halısının döşenmesi için davalının kendisinden para istediğini, verdiği paraların kullanılıp kullanılmadığı, nereye harcandığı yönünde bilgi vermediğini, bu durumlardan maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü ileri sürerek 10.000.00.TL manevi ve şimdilik 1.000.00.TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının talebinin somut olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece, davacının tazminat talebinin dayanaklarını açıklamak için kesin mehil verilmesine rağmen iddialarını somutlaştırmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki maddi ve manevi tazminat isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı çok açıktır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (Türk Borçlar Kanunu madde 506/2., mülga B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (TBK. md.508., mülga B.K.md. 392/1) Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Bu ilke ve kurallar altında somut olaya bakıldığında davacının gerek dava dilekçesi ile gerekse mahkemece verilen kesin süreler içerisinde vekili olan davalı avukata yaptığı ödemelere karşılık davalı avukatın aldığı paraları nereye nasıl harcadığı yönünde özen ve hesap verme yükümlülüğü ile Karataş Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2011/4 Esas ve 2011/49 Karar sayılı dava dosyasında verilen yetkisizlik kararının gereğini yapmayarak davalının görevini ihmal ettiği ni takip ettiği dava nedeniyle görevini ihmal ederek zarara uğrattığı iddiasında bulunmuş ve bu hususta mahkeme kararı, banka dekontu, tahsilat makbuzları sunmuştur. O halde mahkemece, davacının somut olarak belirttiği nedenler ve sunduğu deliller dikkate alınarak işin esasına girip, taraf delilleri toplanıp gerekirse alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile talebin somut olmamasından dolayı usulden davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.