Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/47782 E. 2016/3648 K. 09.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/47782
KARAR NO : 2016/3648
KARAR TARİHİ : 09.02.2016

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan tüketici kredisi kullandığını, kredi borcu gerekçesi ile emekli maaşına haksız şekilde bloke konulup, kesinti yapıldığını ileri sürerek, maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kesinti işleminin tüketici mevzuatına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, blokenin kaldırılmasına, davacının maaşından kesilen 1.376,70 TL’nin iadesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki tüketici kredisi sözleşmesinden doğan borcun davacının maaş hesabından kesilmesi işlemine karşı blokenin kaldırılması ve kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Davacı, 1.2.2012 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinin 10. maddesinde emekli maaşı dahil, tüm hak ve alacakları üzerinde Bankanın rehin ve mahsup hakkı olduğunu, Bankanın tahsil ve ahzu kabza yetkili olduğunu kabul etmiş, yine sözleşmenin eki niteliğindeki taahhütnamede de, “… den kullanacağım kredi hizmetlerine ilişkin olarak; Sosyal Güvenlik Kurumundan olan alacaklarımı, ….. Balçova Şubesi nezdindeki 19396 numaralı hesabım aracılığı ile tahsil edeceğimi, Sosyal Güvenlik Kurumundan alacaklarımı ve şubedeki söz konusu hesabımdan olan alacaklarımı, üçüncü kişilere devir ve temlik etmeyeceğimi, SGK dan olan alacaklarımı,…Balçova Şubesinden kullanmış olduğum kredi hizmetleri nedeniyle….’ne olan borçlarıma karşılık rehnettiğimi, iş bu kapsamda kullanmış olduğum krediye ilişkin olarak doğmuş ve doğacak olan T.İş Bankası alacaklarını şube nezdindeki hesaplarımdan herhangi bir talimata gerek olmaksızın faiz ve masrafları ile birlikte takas mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetkili olduğunu gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
17.4.2008 tarih ve 5754 Sayılı Yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesinde; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine İİK.83/a bendinde “Borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir.” hükmünü içermektedir.
5510 Sayılı Yasanın 93.maddesine değişiklik getiren ve 28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Yasanın 32/2-b maddesi gereği, “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” Bu yasa İİK.nun 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden takibin kesinleşmiş olması şartıyla 28.2.2009 tarihi ve sonrasında artık borçlunun 5510 Sayılı Yasanın 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır. Bahsedilen yasal düzenlemelerin, haciz, icra takibi olmadan temlik ve taahhütnamelere göre emekli maaşı hesabından kredi ödemeleri yapılmasına ilişkin durumlarda da kıyasen uygulanması gerekir.
Somut olayda bu açıklamalar karşısında 28.2.2009 tarihinden sonraki yasal düzenleme ile emeklinin muvafakati ile emekli maaşı hesabından kesintinin mümkün bulunmasına ve davacının, davalı bankaya verdiği temlik ve taahhütnamelerin muvafakat niteliğinde olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 50,00 TL harcın istek halinde iadesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.