Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6255 E. 2016/5639 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6255
KARAR NO : 2016/5639
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş
HÜKÜM : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından mahkûmiyet, fuhuş suçundan beraat

İlk derece mahkemesince verilip kısmen re’sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesinde yer alan düzenleme gözetilerek …Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından temyiz istemli dilekçe ile de açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararı gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca… Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle evrak tetkik edildi.
Katılan bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Yokluğunda verilen hükmün katılan… Bakanlığına 30.06.2015 günü tebliğ edilmesinin ardından katılan bakanlık vekilinin CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık kanunî süresinden sonra 07.01.2016 tarihli dilekçesiyle hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluş ve kabule göre; mağdurenin suç tarihinde onbeş yaşını tamamlamadığının anlaşılmasına karşın mahkeme gerekçesinde eylemin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-b maddesi yollamasıyla 103/2. maddesi kapsamında kaldığının belirtilmesi sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerde yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan kısmen re’sen de temyize tabi hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.