Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/105 E. 2016/2972 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/105
KARAR NO : 2016/2972
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen katılan mağdure vekilinin tüm temyiz itirazları ile sanık müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü üzerinde bulunan bıçağı göstererek mağdurenin kolundan tutup onu apartmanın bodrum katına indiren sanığın, burada soyunmasını söylediği mağdurenin bağırması ve ancak binanın iç kısmında bulunan harekete duyarlı lambaların yanması nedeniyle olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek 6545 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 103/1, 4. ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suçun tamamlandığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2016 tarihinde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından üyeler … ile …’in karşı oyları ve oyçokluğu, cinsel istismar suçu açısından ise farklı gerekçe ile oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Olaydan dört ay sonra yakalanan sanığın fotoğraflarının gösterilerek teşhis yaptırılması nedeniyle teşhis usulüne uygun olmadığından ayrıca sanığın yaş ile mağdurenin beyanı arasında çelişki bulunduğundan şüphenin sanık lehine değerlendirilerek beraati yerine, mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.