Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/31475 E. 2016/5668 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31475
KARAR NO : 2016/5668
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, kardeşi olan davalıya taşınmazını satması için 4.07.2013 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının taşınmazı 8.7.2013 tarihinde 3. kişiye sattığını, satış bedelini vekalet aktine aykırı olarak bir kısmını ödemediğini, davalının ödenmeyen bakiye satış bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek bakiye satış bedeli olan 76300 TL nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. B.K. 506/1 (Eski B.K. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. B.K. 508 (Eski B.K. 392) vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davalının davacıya ait taşınmazı vekil sıfatı ile 8.7.2013 tarihinde sattığı sabit olduğu gibi bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Davalı, davacının kardeşi olduğunu,dava konusu taşınmazın aslında miras malı olduğunu, satımı sonrası murislerinin borçlarının bir kısmının ödendiğini, 45.000 TL yi bankadan, kalan 10.000 TL yi bono olarak davacıya teslim ettiğini, bu konuda tanıklarının olduğunu belirterek savunma yapmıştır. Davalı vekil satış bedelini aldıktan sonra davacıya ödeme yaptığını ispatla mükelleftir. Başka bir değişle davada ispat yükü vekil olan davalıdadır.Davacı ile davalı kardeş olduklarından H.M.K nun 203/ 1 maddesi uyarınca tanık dinlenebileceğinden, davalının bu konuda bildirdiği tanıklar dinlenip, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 267,05 TL harcın istek halinde iadesine, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.