YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28452
KARAR NO : 2016/11087
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken cezadan indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapılmasına ilişkin aynı Kanun’un 31/3. maddesinden sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanun’un 61. maddesine aykırı davranılması, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye,hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiiler için ödenen avukatlık ücretlerinin, suça sürüklenen çocuklara Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından suça sürüklenen çocuklara yükletilen müdafii ücretine ilişkin bölümlerin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
10.08.2012 tarihli olay yeri inceleme raporunda, işyerine girilen pencere üzerinde çok sayıda tornavida türü bir alete ait zorlama izlerinin bulunduğunun belirtildiğinin, ancak pencerenin kısmen veya tamamen tahrip edilip edilmediği ile ilgili herhangi bir tespitin yapılmadığının, katılanın soruşturma aşmasındaki 11.08.2012 tarihli kolluk ifadesinde ve 18.04.2013 tarihli duruşmadaki beyanında, mala zarar verme suçundan dolayı zararının olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması ve suç mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 07.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda da, pencere üzerindeki zorlamanın pencereye zarar vermediğinin belirtilmesi karşısında; mala zarar verme suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilerek suça sürüklenen çocukların beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.