Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/1664 E. 2016/5322 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1664
KARAR NO : 2016/5322
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Davacılar, miras bırakanları …’ın, çekişmeli 50 sayılı parselin geldisi olan 20 sayılı parsel ile çekişmeli 255, 256, 257, 258, 259, 261 ve 262 sayılı parsellerin geldisi olan kök 45 sayılı parseli gizli bağış suretiyle oğulları olan davalılar … adına tescil ettirdiğini, tescil tarihinde davalıların 2 ve 5 yaşlarında olduğunu, davalıların adı geçen taşınmazları edinebilecek yaşta olmadıklarını, yine miras bırakanları …’ın maliki olduğu 136 ada 1 sayılı parseldeki 2 no’lu bağımsız bölümü mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla oğulları olan davalılara 22/12/2004 tarihinde görünürde satış sözleşmesi ile devir ettiğini, tüm temliklerin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemişlerdir.
Davalılar, davanın zaman aşımına uğradığını, mahkeme aksi kanaatte ise; çekişmeli taşınmazlar yönünden tek bir davanın açılmasının usul hükümlerine aykırı olduğunu, ayrıca … çekişmeli taşınmazlar dışında başka taşınmazlarının bulunduğunu, davacıların miras paylarının ihlal edilmediğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı …’ın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davasının usulden reddine, diğer davacılar yönünden muvazaa olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; … dışındaki davacılar ile davalıların muris …’ın çocukları olduğu, davacı …’in ise … sağ kızı …’ın kızı olduğu, dava dışı mirasçılar bulunduğu, çekişme konusu 50 sayılı parselin geldisi olan 20 sayılı parselin 21/09/1976 tarihli akit ile dava dışı … isimli şahıslar tarafından devir tarihinde 2 ve 5 yaşlarında olan davalılara ½ şer oranda satış suretiyle devir edildiği ve adı geçen parselin davalılar adına muris ve eşi … tarafından kanuni temsilcileri olarak kabul edildiği, halen 50 sayılı parselin ½ şer oranda tapuda davalılar adına kayıtlı olduğu, çekişmeli 255, 256, 257, 258, 259, 261 ve 262 sayılı parsellerin geldisi olan kök 45 sayılı parselin ise dosya arasında akit tablosu bulunmadığından ne suretle ve kim tarafından devir edildiğinin anlaşılamadığı, ancak 255 sayılı parselin tamamı ile 257 ve 258 sayılı parsellerin belirli payının davalı … adına, 261 sayılı parselin tamamı ile 256 ve 259 sayılı parsellerin belirli payının davalı … adına, 262 sayılı parselin ise 1000/2400 payının davalı … ve 1400/2400 payının davalı … adına kayıtlı olduğu, diğer çekişme konusu 2 no’lu bağımsız bölümün ise 22/12/2004 tarihli akit ile muris … tarafından davalılara ½ şer oranda satış suretiyle devir edildiği, devir işlemini davalılar adına vekaleten anneleri …’nın yaptığı, … 23/05/2013 tarihinde öldüğü kayden sabittir.
Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden; yanlar arasındaki uyuşmazlık, … gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, … kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut Olayda olduğu gibi bedeli ödenerek “gizli bağış” şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538; 21.12.1994 tarih 667/856; 11.10.1995 tarih 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
Bir başka ifade ile somut olayda çekişme konusu 50, 255, 256, 257, 258, 259, 261 ve 262 sayılı parsellerin gizli bağışa konu edildiği iddiası karşısında uygulamada muris muvazaası olarak anılan ve ilkeleri 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında ortaya konan hukuksal nedene dayanılamayacağı gözetilmeksizin adı geçen parseller yönünden muvazaa olgusunun ispatlandığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescile karar verilmesi yanlıştır.
Diğer çekişme konusu 2 no’lu bağımsız bölümün muris tarafından mal kaçırmak amacıyla 22/12/2004 tarihinde davalılara devir edildiği iddiasının ise yeterli bir araştırmaya konu edildiği söylenemez.
Şöyle ki, davacının tanık deliline dayandığı ve isimlerini bildirdiği, ayrıca bağımsız bölümün satışından elde edilen meblağın … terekesinde çıkıp çıkmadığının araştırılmasını istediği, ancak Mahkemece davacının dayandığı deliller toplanmadan hüküm tesis edildiği ortadadır. 4721 sayılı TMK’nun 6. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nun 190. maddesi uyarınca iddia eden iddiasını ispatla yükümlüdür. Bu nedenle tarafların ileri sürdükleri deliller toplanıp yeterince irdelenmeden çekişme konusu 2 no’lu bağımsız bölümün muvazaalı olarak davalılara devredildiği sonucuna ulaşılması hatalıdır.
Hâl böyle olunca, çekişme konusu 50, 255, 256, 257, 258, 259, 261 ve 262 sayılı parsellerin gizli bağışa konu edildiği iddiası ve terditli olarak tenkis isteği karşısında adı geçen taşınmazlar yönünden tenkis isteğinin değerlendirilmesi gerektiği ve bu yönde bir araştırma yapılması, diğer çekişme konusu 2 no’lu bağımsız bölüm açısından tarafların ileri sürdükleri delillerin eksiksiz bir şekilde toplanıp … gerçek iradesinin ortaya çıkarılmaya çalışılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de, çekişme konusu 261 sayılı parselin tapuda davalı … adına kayıtlı olduğu gözetilmeksizin hüküm kısmında adı geçen parseldeki davalı … adına olan kaydın iptaline karar verilmiş olması da doğru değildir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.