Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/17801 E. 2016/5924 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17801
KARAR NO : 2016/5924
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS

Taraflar arasında görülen tapu iptali ile tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ile davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile miras payı oranında tescil olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı HMK. nun 120. ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zarureti vardır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32. maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış 30. madde hükmünde de ” … muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Yasanın 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki davada, dava değerinin dava dilekçesinde 10.000,00 TL gösterildiği ve bu miktar üzerinden 24.04.2012 tarihinde harç yatırıldığı, davalıların cevap dilekçesinde dava değerine itiraz ettiği, keşfen dava tarihi itibariyle dava konusu 49 parsel sayılı taşınmazın 47.025,75 TL ve 50 parsel sayılı taşınmazın 94.657,30 TL değerinin olduğunun belirlendiği bu durumda taşınmazların toplam değeri (141.683,05 TL) üzerinden davacının 1/5 miras payına isabet eden dava değeri (28.336,61 TL) üzerinden harç alınması gerektiği halde yargılama sırasında harç ikmal ettirilmediği ve dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden davanın sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler gözetilmek suretiyle davacı tarafa harcın tamamlattırılması ondan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken anılan husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.
Davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine,11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.