Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/17578 E. 2016/5966 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17578
KARAR NO : 2016/5966
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece 753 sayılı parsel yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer parseller ile ilgili davanın esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza doğrudan ve dolaylı (komşuluk hukukuna dayalı olarak) elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 489, 490 ve 752 parsel sayılı taşınmazlara kardeşi olan davalının taşkın yapılaşmak suretiyle elattığını, davalının diktiği kavak ağaçlarının evinin saçaklarına ve evine zarar verdiğini, evinin önündeki boşluktan geçmesine davalının izin vermediğini, davalının ahırının duvarının dibine harfiyat yığıp bu harfiyatın ahırın içine su girmesine sebibiyet verdiğinden ahşap ahırının duvarının çürüdüğünü ileri sürerek, evinin önündeki boşluktan geçmesine yönelik müdahalenin menine, inşaat ve ağaçları ile duvarın dibine yığdığı harfiyatın kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 753 sayılı parsel yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer parseller ile ilgili davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; davaya konu 752, 489, 490 sayılı parsellerin davacı adına, 751sayılı parselin 1/2’er pay ile davacı ve dava dışı adına kayıtlı olduğu, davalı tarafından dikildiği ileri sürülen ağaçların komşu 753 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kalıp anılan taşınmazın dava dışı …adına, 491 parsel sayılı taşınmazın davalı adına, kayıtlı olduğu sabit olup mahkemece yapılan uygulama neticesinde davalıya ait değirmenin davacı adına kayıtlı 489 sayılı pasele taşkın olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davacı davalı tarafından dikilen ağaçların evinin saçaklarına zarar verdiğini iddia ettiği halde bu yönde bir araştırma yapılmamış davacıya ait 490 sayılı parsele su sızıntısı olup olmadığı da saptanmamıştır.
Öte yandan; davacı adına kayıtlı 489 sayılı parsele davalıya ait değirmenin taşkın olduğu sabit olup yerel mahkemece denkleştiricisi adalet ilkesinden bahsedilmiş ise de o kuralın eldeki uyuşmazlıkta uygulama olanağı yoktur. Davalının da davacı aleyhine dava açabileceği kuşkusuzdur.
Ayrıca ,davaya konu 490 sayılı parsel bakımından komşuluk hukuka dayanıldığından burada davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangibir su sızması var mı yok mu bu konuda uzman bilirkişlerden rapor alınması ve sonuca göre karar verilmesi gereceği de açıktır.
Hâl böyle olunca, 489 sayılı parsele davalının taşkın yapılaşmak suretiyle haksız müdahale ettiği saptandığından bu parsel yönünden davanın kabulüne, 753 parseldeki ağaçların davalı tarafından dikilip dikilmediğinin, açıklığa kavuşturulması, davalı tarafından dikildiği saptanır ise ağaçların davacının evine zarar verip vermediğinin açıklığa kavuşturulması, zarar veriyor ise 753 sayılı parsel malikinin davada yer alması sağlandıktan sonra zararın nasıl giderileceği (ağaçlar budanarak mı yoksa kesilerek mi) konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, davacıya ait 490 sayılı parsele su sızıntısı olup olmadığının var ise bunun davalının eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.