YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10184
KARAR NO : 2016/6388
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eski hale getirme ve el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, kat maliklerinin izni olmaksızın davalının mimari projeye aykırı olarak ortak alana havuz ve araba garajı yaptırmak suretiyle el attığını ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile havuz ve garajın kaldırılarak eski hale getirilmesini istemiş; mahkemece, her ne kadar bütün alanlar projesinde ortak alan olarak düzenlenmişse de bitişik nizam şeklinde inşa edilen bağımsız bölümlerin fiilen kendi önündeki bahçelerini tel çit çekmek suretiyle ayrı ayrı kullandığı, davalının bağımsız bölümünün davacının bağımsız bölümünden uzakta olduğu, davacının da kendi bağımsız bölümünün önündeki ortak alanı bahçe olarak sınırlandırdığı, bu sebeplerle davacının bu davayı açmada hak ve yetkisi bulunmadığı gibi hukuki menfaati de olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19.maddesinin 2. fıkrasında; “Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz.” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, konusunda uzman inşaat mühendisi veya mimar bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif yapılarak projenin zemine uygulanıp dava konusu edilen hususların onaylı mimari projeye aykırı olup olmadığının saptanması, aykırılık olduğunun tespit edilmesi durumunda tüm kat maliklerinin beşte dördünün muvafakatı varsa projeye aykırılığın davacının bağımsız bölümünün kullanılmasını engelleyip engellemediği belirlenip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ve yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.