YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11415
KARAR NO : 2016/2158
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket alacağının tahsili için girişilmiş olan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacağın varlığını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacının 2012 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davalının vergi dairesine vermiş olduğu beyannamelerde davacı şirkete ait faturaları bildirmiş olduğuna göre davalının kayıtlarına giren bu faturalardaki malları teslim almış sayılacağı, borcu ödediğine dair bir belge de sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı mahkemeye bildirdiği satış faturalarına dayanarak alacak isteminde bulunmuştur. Vergi dairesinden gelen cevapta davalının vergi beyannamesi ile bir kısım faturaları vergi dairesine beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından vergi dairesine beyan edilen faturalar yönünden malın tesliminin kanıtlandığının kabulü gerekir. Mahkemece vergi dairesine beyan edilen faturaların miktarı bilirkişiye tespit ettirilip, bu miktar üzerinden kabule karar verilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadan sadece davacı defterlerine itibar edilerek karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.