YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1231
KARAR NO : 2016/5148
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilip re’sen de temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 11.05.2016 Çarşamba saat 13:30’a duruşma günü verilerek sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti:
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından… hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık … adına gelen Av. … huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık … hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı : İlk derece mahkemesinin yasal ve yeterli gerekçesine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi,
Ancak;
Sanığa yüklenen suçun cebir ve tehdit ile işlendiğine dair kesin delil bulunmadığından, sanık hakkında TCK’nın 103/4 maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASI talep olunur dedi.
Sanık müdafii : Yargıtay Cumhuriyet Savcısının bu kısımlık görüşüne katılıyoruz dedi.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 01.06.2016 Çarşamba günü saat 13:30’a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayın tanık …tarafından ortaya çıkartılması, mağdurenin olayı anlatım şekli ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismar eylemini cebir veya tehditle gerçekleştirdiğine dair, mağdurenin beyanı dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eylemini son olarak 2014 yılı Aralık ayında gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 03.02.2015 olarak gösterilmesi,
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
26.05.2016 tarihinde verilen işbu karar 01.06.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından … hazır olduğu halde sanık müdafiin gıyabında tefhim olundu.