YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18293
KARAR NO : 2016/6573
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu 3123 ada 21 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ekmek fırınını davalı …’ın haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın uzun yıllardır kullandığını, taşınmazı tahliye etmesi için ihtarnamenin 18/11/2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının taşınmazı tahliye etmediği gibi taşınmaz üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek davalı …’ın çekişme konusu 21 sayılı parsele el atmasının önlenmesini istemiş, 28/11/2012 tarihli dilekçe ile davalı …’ın kardeşleri …n davaya dahil edilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, çekişmeli taşınmaz üzerindeki fırının müvekkili ile kardeşleri ..ile birlikte ” Hipodrom Ekmek Fırını ” ismiyle adi ortaklık şeklinde işletildiğini, kardeşlerin davaya dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca çekişmeli fırının daha önce müvekkilinin murisi Niyazi Kalyoncu ile davacı tarafından birlikte işletilmekte iken 2008 yılında murisin ölümü ile müvekkil ve kardeşleri tarafından işletilmeye başlandığını, ancak davacının da 1/3 kar payını almaya devam ettiğini, çekişmeli taşınmazdaki davacı payının fırın ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacının payına yönelik haksız bir el atmanın olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının payına karşılık yer kullanmadığının ispat edildiği gerekçesiyle davalıların, davacının çekişme konusu 21 sayılı parseldeki 3372/152960 payına el atmalarının önlenmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 21 sayılı parselin bahçe niteliği ile davacı, davalı … ve davaya dahil edilen Ömer, Ayhan ve Remezan’ın murisleri ile dava dışı bir çok kişi adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde bir çok yapının yer aldığı, ekmek fırını olarak işletilen binanın taraflar arasında çekişme konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, usul hukukumuzda davaya dahil diye bir müessese olmayıp, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilemez.
Öte yandan, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Ayrıca, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.
Bilindiği üzere 4721 s. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237., Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.), Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, “ahde vefa” kuralının yanında TMK’nin 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.
O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK’nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca, davaya dahil edilen …. bakımından davanın usulden reddedilmesi, davalı … bakımından yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca araştırma yapılması, fiili kullanma biçiminin oluştuğu saptanır ise çekişmeli fırının kimin kullanımına bırakıldığının açıklığa kavuşturulması, fiili kullanma biçimi oluşmamış ise, davacının çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir bölüm olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.