Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/4298 E. 2016/5759 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4298
KARAR NO : 2016/5759
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda ,yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi.Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu,açıklamaları dinlendi,duruşma isteği değerden rededilerek gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR

Davacılar, tarafların ortak mirasbırakanları babaanneleri…’nin maliki olduğu 427, 377 ve 370 parsel sayılı taşınmazları davalıların kullandığını ileri sürerek şimdilik 1.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemişler, yargılama aşamasında ecrimisil talebini 11.951,60 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Davalı …, davacıların payına isabet eden bedelleri ödediğini ve intifadan men koşulu oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği ve davacıların kullanabilecekleri bölümlerin olduğu gerekçesi ile de ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden 370 parsel sayılı 1.780,00 m2 büyüklüğünde taş ev ve tarla vasıflı taşınmazın 1/2 paylı, 377 parsel sayılı 9.020,00 m2 büyüklüğünde ev ve tarla vasıflı taşınmazın 1/2 paylı, 427 parsel sayılı 1.700,00 m2 büyüklüğünde tarla vasıflı taşınmazların kök muris… adına kayıtlı olduğu, davalıların murisi … kök muris…’nin kızı olduğu 12.5.2003 tarihinde öldüğü, yargılama aşamasında ise davalı …’ın öldüğü ve mirasçılarının davaya katıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davaya konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, intifadan men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğini davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe, işyeri gibi) doğal ürün veren yada kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşma sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması ve icra takibi yapılması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinin bulunması durumunda ve davaya konu taşınmazın kamu malı olması durumunda yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçeklesmesi aranacaktır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Ne var ki yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli ve elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; 1996 tarihli esas defteri ve karar örneğinde … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1996/189 Esas,1999/231 Karar sayılı dosyası ile davacıların, davalıların murisi, . aleyhine dava konusu taşınmazlarla ilgili elatmanın önlenmesi davası açtıkları, muris ..’nin 12.05.2003 tarihinde ölümüyle davalıların çekişme konusu taşınmazlarda paydaş oldukları,davalıların murisleri..nin mirasçısı sıfatıyla taşınmazları kullandıkları bu nedenle intifadan men koşulunun davalılar yönünden de gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Hâl böyle olunca yukarıdaki ilkeler uyarınca yeniden keşif yapılarak çekişme konusu taşınmazlarda davalıların kullandıkları bölümlerin şüphe ve tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanması,fen bilirkişisi krokisinde açıkça gösterilmesi, davacıların kullanabilecekleri yer olup olmadığının da tespiti, davacıların kullanabilecekleri yer varsa davanın rededilmesi, aksi halde davalıların kullandıkları yerler esas alınarak belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, keşfi izlemeye yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Davacıların temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 Sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan