YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/48830
KARAR NO : 2016/4956
KARAR TARİHİ : 18.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından Kocaeli 3. İcra Md.’nün 2009/4325 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı banka ile 03/09/2009 tarihinde taksitlendirme sözleşmesi yaptığını ve taksitlerin hepsini taahhüt ettiği tarihte ifa ettiğini ve 30/03/2011 tarihinde borcunun bittiğini, buna ilişkin davalı bankadan 30/03/2011 tarihi itibariyle borcu olmadığına dair belge aldığını, ancak … plaka sayılı araç üzerinden haciz işlemlerinin sürdürüldüğünü ve 06/04/2012 tarihinde aracın yakalanarak trafikten men’inin talep edilmesi üzerine 18/09/2012 tarihinde aracın trafikten men edildiğini, ancak aracın trafikten men edildiği gün birkaç gün sonra evlenecek olan oğlunun kına gecesine gitmek için yola çıktığını ve gelini almak üzere yaklaştığı durağa 100 m. kala trafik polisleri tarafından çevrilerek aracın otoparka çekildiğini, bu olay durakta bekleyen gelinin ve yanındaki oğlunun gözü önünde cereyan etmiş olması nedeniyle üzüntü duyduğunu ve mahcup düştüğünü, ayrıca borcun ödenmesine müteakiben davalı bankanın Merkez Bankasına bildirimde bulunarak batık kredi listesinden adının sildirilmesini istemesi gerektiğini, bu durumu da müteaddit defalar davalı bankaya bildirdiğini, sırf bu nedenle kredi kullanamadığını belirterek, karşılaştığı manevi zararların tazmini için 7.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2.000,00-TL manevi tazminat takdirine, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava konusu olay nedeniyle manen üzüntü duyduğu belirtilerek 7.000 TL manevi tazminat isteğinde bulunduğu ve mahkemece kısmen kabul kararı verilerek 2.000 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Manevi tazminatın dayanağı 4721 sayılı TMK.nun 24 ve (eski) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. maddeleridir. TMK.nun 24. maddesi “Hukuka aykırı olarak kişilik haklarına saldırılan kimse hakimden saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına her türlü saldırı hukuka aykırıdır.” Manevi tazminata hükmedilirken şahsiyet haklarına hukuka aykırı şekilde bir saldırının varlığı aranmalıdır. Burada kişinin bedensel, ruhsal ve sosyal varlığına ve bütünlüğüne yönelik bir saldırı söz konusu değildir. Bu durumda manevi tazminatın yasal şartları oluşmamıştır. O halde mahkemece manevi tazminat talebi yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 34,00 TL harcın istek halinde iadesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.