Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/7580 E. 2016/5687 K. 24.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7580
KARAR NO : 2016/5687
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … ile davacı vekili avukat …’in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olup eczane işlettiğini, eczanenin tam karşısında sağlık ocağı bulunduğunu, davalı ile yaptıkları 10.3.2009 günlü düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile bu taşınmazı 77.500,00 TL bedelle satın aldığını yine aynı tarihli düzenleme şeklinde taahhütname ile de 10.3.2014 tarihine kadar eczanenin karşısındaki sağlık ocağı kapatılır yada faaliyeti durdurulursa davalının taşınmazı geri alıp aldığı satış bedelini iade etmeyi taahhüt ettiğini, sağlık ocağının 13.5.2011 tarihinde faaliyeti durdurularak başka adrese taşınması nedeniyle bozucu şartın gerçekleştiğini, bu hususun 18.5.2011 tarihli ihtar ile davalıya bildirildiği halde davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 10.000,00 TL’nin, ıslah ile de 77.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki sözleşme, davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın noter huzurunda yapılan satış vaadi sözleşmesi ile satışı ve yine aynı şekilde yapılan taahhütnameye dayalı olarak bozucu şart gerçekleştiğinde taşınmazın geri alınması ve satış bedelinin iadesine ilişkindir.Dairemiz bozma ilamında, sözkonusu satış sözleşmesinin eczanenin sağlık ocağının karşısında bulunması nedeniyle eczacıya sağlayacağı gelir avantajı nedeniyle yapıldığı, ancak hizmet binasının fiziki koşulları nedeniyle ileride kapatılma ihtimalide gözetildiği, satış bedeli belirlenirken de şüphesiz bu konum avantajının etkili olduğu hususlarının tespiti ile taşınmazın tapusunun davacıya devredilmediği de belirtilmiştir. Ancak, bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yargılama aşamasında, taşınmazın tapusunun 25.07.2013 tarihinde davacıya devredilmiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacı ayıplı taşınmaz için akitten dönerek satış bedelinin tahsilini talep ettiğine göre, aktin tasfiyesi ve edimlerin karşılıklı ifası kuralına göre feshedilen taşınmazın satım akdi uyarınca davacıya verilmiş olan tapu kaydının da iptali ile davalı adına tesciline karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Yukarıdaki bentte açıklanan bozma gerekçesine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcın istek halinde iadesine, 24/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.