YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4089
KARAR NO : 2016/5196
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık …), tehdit, görevi yaptırmamak için direnme (sanıklar … ile …), mala zarar verme (sanık …)
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar… ile … birden fazla kişiyle birlikte görevli memura mukavemette bulundukları anlaşılmakla bu suçtan hüküm kurulurken cezalarının TCK’nın 265/3. maddesi gereğince arttırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme, tehdit ve sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar … ile … müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanıklar … ile …’ın gasp, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme suçlarından gözaltına alındıkları, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, mala zarar verme suçlarının sabit olduğu ve sanıkların gözaltına alınma nedenlerinin yalnızca sanık …’in iftirası olmadığı gözetilerek Selim’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Sanıklar … ile …’ın gözaltında kalmalarına yalnızca sanık …’in iftirasının neden olmadığı anlaşılmakla iftira suçundan hüküm kurulurken cezasının koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 267/3. maddesi uyarınca arttırılması,
Sanığın hakkında kovuşturma başlamadan önce iftirasından döndüğü gözetilerek cezasında TCK’nın 269/2. maddesine göre indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi.
Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık … ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.