YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6436
KARAR NO : 2016/2429
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
TALEP:
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Kanunun 289/1, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2013/400 esas 2015/77 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 5. fıkrasının “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” şeklindeki düzenlemeye rağmen sanık … hakkında 2 ay 15 gün hapis cezası ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği halde, 80,00 Türk Lirası adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakıp bırakılmayacağı hususu tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.08.2015 tarih ve 2015/15763/51353 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2015 tarih ve 2015/291791 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
I)Olay;
Bakırköy 1. İcra Müdürlüğünün 2008/25 sayılı iflas dosyası kapsamında dava dışı borçlu Alkan Fidancılık Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olup masa malvarlığına dahil bulunan 34 BU 6142 plakalı aracın 04.04.2012 tarihinde kıymet takdiri yapılarak sanık …’e yediemin olarak teslim edildiği, 13.12.2012 tarihinde satış amacıyla satış yerine getirilen aracın motorunun tamamen sökülmüş olduğunun tespit edilmesi üzerine ikinci satış günü verildiği, 18.12.2012 tarihindeki ikinci satış esnasında da aracın motorunun yerinde olmaması üzerine satışın yapılamadığı olayda, … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarih ve 2013/400 esas 2015/77 sayılı kararı ile sanık hakkında TCK’nın 289/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının CMK’nın 231/5. ./..
maddesi uyarınca itiraz yolu açık olarak açıklanmasının geri bırakılmasına, 80,00 TL adli para cezasının ise miktar itibarıyla temyiz sınırı altında kaldığından bahisle ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
II) Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen, adli para cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı tartışılmadan karar verilmesi nedeniyle bozma istemi, uyuşmazlığın konusunu oluşturmaktadır.
III)Hukuksal değerlendirme;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 289. maddesinin 1. fıkrasında “Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.” hükmü yer almaktadır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin 5. fıkrasında “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre; sanığın mahkemece sabit görülen eylemiyle ihlal ettiği TCK’nın 289/1. maddesinde hapis ve adli para cezasının birlikte öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun sonuç hüküm yönünden uygulanması gerektiği gözetilmeden hüküm bölünerek değerlendirmenin hapis cezası ile sınırlı olarak yapılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
IV)Sonuç ve karar;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarih ve 2013/400 esas 2015/77 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddenin 4. fıkrasının d bendindeki yetkiye istinaden hükmün 6. fıkrasındaki “Sanığa verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının” ibaresi çıkarılarak yerine “Sanık hakkında verilen işbu hükmün” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.