Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/12095 E. 2016/4104 K. 07.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12095
KARAR NO : 2016/4104
KARAR TARİHİ : 07.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, aleyhine yapılan icra takibinde borcu ödediğini, ayrıca dava dışı ……..’a olan kefaleti nedeniyle …… İcra Müdürlüğü’nün 2010/202 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu, 5661 sayılı Kanun gereği kefalet sorumluluğu sona ermesine rağmen davalı bankanın müvekkilinin kendi borcunu 14.07.2010 tarihinde kapattığı için bu yasadan yararlanamayacağı gerekçesi ile maaş haczini kaldırmadığını, ancak bankaya asaleten veya kefaleten borcu olmadığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini, icra dosyasındaki tüm kesintilerin müvekkiline iadesine, % 20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davanın, davacının dava dışı ……’ın kullandığı kredilere ilişkin kefalet borcunun 5661 sayılı Kanun kapsamında taksitlendirildiği ve son taksit ödenene kadar devam edeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacının kefalet sorumluluğunun 5661 sayılı Yasa hükümleri karşısında sona erip ermediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır.
Davacı tarafça davalı bankanın, hesapta 0.01 TL borç bırakarak davacının anılan Yasa hükümlerinden yararlanmasının engellendiği, bu durumun TMK’nun 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı iddiasında bulunulmuştur. Bu durumda mahkemece davacının bu iddiası da gözetilerek konusunda uzman bilirkişiye banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp davacının 5661 sayılı Yasada öngörülen haklardan yararlanıp yararlanamayacağı hususunda ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.