YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9409
KARAR NO : 2016/2425
KARAR TARİHİ : 16.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek.Av. … ile davalı asil … ve vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asiller ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından takibe konulan borcun anlaşma yoluyla sonlandırıldığından bahisle icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, borcun ödendiğinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taraflar arasındaki 28.01.2014 tarihli anlaşma ile dava konusu icra takibine konu borcun ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 100.000 TL. harca esas değer gösterilip, bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmak suretiyle açılmıştır. Dava dilekçesinin netice talep kısmında ise, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/15201 E. sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinin talep ve dava edildiği belirtilmiştir.
Dava konusu … İcra Müdürlüğü’nün 2013/15201 sayılı icra takibi, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine, 30.07.2013 tanzim, 20.08.2013 vade tarihli ve 160.000 TL bedelli senede dayalı olarak toplam 165.098,39 TL alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Hal böyle olunca, mahkemece 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesinde hükme bağlanan hakimin aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacıya dava dilekçesi açıklattırılarak ve davanın takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu da gözetilerek eksik peşin harç tamamlatılmak suretiyle, HMK’nun 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık kuralı da gözetilerek yargılamaya devam edilmesi ve hüküm kurulması gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.