Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/5180 E. 2016/11469 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5180
KARAR NO : 2016/11469
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı…Gıda San. Ve Tic. AŞ vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının kendisinden, aralarındaki hukuka dayanarak ve geri ödeyeceğini ileri sürerek borç istediğini, davacının da güvenerek 01.08.2011 tarihinde 200.000,00 TL yi davalının hesabına havale ettiğini fakat davalının geri ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine ise itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddi ile, asıl alacağın %40 ı kadar kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline dair verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20.10.2015 tarih ve 2014/38630 Esas- 2015/30421 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş; davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekir.
2-İİK.nun 72.maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Dosya kapsamına göre davacının haksız ve kötüniyetli takip yaptığının ispat edilemediğinden davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Hükmün bu husus yönünden düzeltilmesi gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 20.10.2015 tarih ve 2014/38630 Esas- 2015/30421 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasındaki “200.000,00 TL alacak üzerinden % 40 inkar tazminatının davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, ” cümlesinin çıkartılarak “davalının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine” cümlesi eklenerek kararın düzeltilmesine ve bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.