YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8722
KARAR NO : 2016/6917
KARAR TARİHİ : 28.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafiin yasal süresinden sonra yaptığı ve hükmolunan sonuç ceza miktarı itibariyle de koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/33 Esas, 2002/190 Karar sayılı kararıyla 07/05/2002-07/05/2006 tarihleri arasında katılanın vasi olarak görev yaptığı, vasi olarak atanmadan önce katılanla arasındaki vekalet ilişkisi uyarınca 153.387 Euro’yu kendi hesaplarında tutarak kullanması şeklindeki eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, vasilik görev süresi içerisinde katılan adına tahsil ettiği maaş gelirleriyle ilgili nedeni açıklanamayan harcama yapma iddiasının ise zimmet suçunu oluşturabileceği bu itibarla delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu, zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu niteliğindeki iddianameye konu diğer eylemlerinin de bağlantılı olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
İddianamede yer verilmemesine ve bu hususta ek savunma hakkı tanınmamasına rağmen TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
TCK’nın 51/3. maddesine göre, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Kısa süreli olmayan erteli 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının yasal sonucu olarak kazanılmış hakka konu teşkil etmeyen TCK’nın 53/1-2-3. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği halde hapis cezasının kısa süreli olduğundan bahisle anılan maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükmolunan adli para cezasının bir gün karşılığı tayin edilirken uygulama maddesinin TCK’nın 52/2 yerine 52/1. maddesi şeklinde gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.