Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2015/508 E. 2016/2939 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/508
KARAR NO : 2016/2939
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2911 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; 2911 sayılı Kanunun 28/1, TCK’nın 62, 53, 51. maddeleri uyarınca
mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar …, (…)…. ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
AİHS’nin 11. ve Anayasanın 34. maddelerinde teminat altına alınan barışçıl olarak toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirlilik esaslarına dayanan demokratik toplum için, ifade özgürlüğünün gerçekleştirilme yöntemlerinden biri olması nedeniyle kollektif temel haklardandır. Temelde ifade özgürlüğüne dayandığından kullanılış tarz ve şekli itibariyle belirli ölçüde abartı ve tahriki de kapsar.
Mutlak bir hak olmaması nedeniyle sözleşmenin 11/2 ve Anayasanın 34/2 maddelerinde sayılan meşru sebeplerle sınırlandırılabilirse de sınırlamaya dayanak olan bu sebeplerin istisna olmaları gözetilerek hakkın özüne dokunacak biçimde geniş yorumlanmaması gerekir. Soyut bir kamu düzeni tehlikesine dayanarak hakkın yasaklanması ya da yaptırıma tabi tutulması haksız bir müdahale oluşturur. (… ve diğerleri – Bulgaristan davası) Başkalarının hak ve özgürlükleri ve kamu düzeni ile söz konusu hak çatıştığında olaysal olarak, hakka yönelen müdahalenin, meşru amaca dayanıp dayanmadığı, demokratik toplum için gerekli olup olmadığı ve orantılılığın gözetilip gözetilmediği değerlendirilerek adil bir dengenin kurulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; yasa dışı toplantıyı düzenledikleri yönettikleri ya da bunların eylemlerine katıldıkları hususunda kesin delil bulunmayan sanıkların mensubu oldukları siyasi parti ilçe teşkilatı olarak basın açıklaması yapıp bir müddet oturma eylemi gerçekleştirdikten sonra çadır kurmak istemeleri şeklindeki eylemlerinin, olayın sebebi, gerçekleştiği yer, süre ve sonuçları itibariyle demokratik toplumdan beklenen hoşgörü sınırlarını aşmayan barışçıl toplanma hakkı kapsamında kaldığı gözetilmeden unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraatleri yerine yazılı olduğu şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
UYAP ortamından alınıp dosya içine konulan nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra, temyiz aşamasında 20.07.2015 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıkların temyiz itirazları bu sebeplerden dolayı yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin BOZULMASINA, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.