YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1725
KARAR NO : 2016/6288
KARAR TARİHİ : 23.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuk), çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar)
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkûmiyetine, sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemleri reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde,
Mağdure …’in, onbeş yaşından büyük olduğu 16.10.2015 tarihli duruşmada suça sürüklenen çocuk ile sanıklardan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, mağdureye yaşı nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılmaya ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi önceden mahkemece verilen katılma kararı da hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, mağdureye karşı zincirleme surette çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği halde hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/3. maddeleri uygulanmak suretiyle verilen 24 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 31/3. maddesi uyarınca yapılan 1/3 indirim sonucunda 16 yıl yerine 13 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmesinin ardından 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile yapılan indirim sonucunda da yine 13 yıl 4 ay hapis cezası verilmesi,
TCK’nın 61/5. maddesine göre, aynı Kanunun 31. maddesinin üçüncü bendinin son cümlesindeki hapis cezasının 12 yıldan fazla olamayacağına ilişkin düzenlemenin, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinden önce tatbikinin gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması neticesinde fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün beşinci fıkrasındaki “13 yıl 4 ay” ibaresinin “16 yıl” olarak değiştirilmesi, aynı fıkranın sonuna gelmek üzere “…ancak aynı maddenin son cümlesindeki düzenleme gereği suça sürüklenen çocuğa verilecek ceza 12 yıldan fazla olamayacağından suça sürüklenen çocuğun 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması ve 62. maddenin uygulandığı hüküm fıkrasında yer alan “…13 yıl 4 ay…” ibaresinin çıkartılarak yerine “10 yıl” ibaresinin eklenmesi ve bu fıkradan sonra gelen ” SSÇ’nin 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile TCK 31.maddesinin son cümlesi gereği SSÇ’ye verilen hapis cezasının 12 yılı geçemeyeceğinden, neticeten SSÇ’nin 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,” şeklindeki fıkranın karardan çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.