YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5970
KARAR NO : 2016/11859
KARAR TARİHİ : 22.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik vekalet ücretiyle sınırlı sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında 22/01/2008 gün 2006/52- 2008/17 sayılı karar ile beraatine karar verildiği ve kararın taraflara tebliğine rağmen sanık … yönünden herhangi bir temyiz bulunmadığı, kararın sadece sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık … tarafından temyiz edildiği ve bu nedenle sanık … yönünden kararın kesinleşmiş olduğu, daha sonra sanık … yönünden Dairemizin 16/07/2010 gün ve 2010/5030 – 24345 sayılı ilamı kararın bozulması üzerine mahkemece verilen 09/06/2011 gün 2010/727 – 2011/307 sayılı karardaki sanık … hakkındaki beraat kararı ile yine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2012 tarihli iade yazısı üzerine mahkemece verilen 12/09/2013 gün 2012/1721 – 2013/1583 sayılı karardaki sanık … hakkındaki beraat kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … müdafiinin bu sanık yönünden hukuken geçersiz olan 12/09/2013 gün 2012/1721 – 2013/1583 sayılı karara karşı sanık … müdafii Av. … ‘ün temyiz isteminin 1412 sayılı Kanununun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanık … hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın tarımsal sulama kuyusunda 01/08/2005 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına göre abonesiz ve sayaçsız olarak kaçak elektrik kullandığı ve 20/05/2006 tarihli keşif sırasında da yine abonesiz ve sayaçsız kaçak elektrik kullanmaya devam ettiğinin iddia edildiği olayda, sanığın savunmasında belirttiği hususların tespiti bakımından katılan kurumdan 01/08/2005 tarihli tutanak ve 20/05/2006 tarihli keşif tutanağı eklenerek tutanaklara konu yere ilişkin abonelik başvurusunda bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise kim tarafından ve ne zaman başvuruda bulunulduğu, abonelik yapılıp yapılmadığı yapılmamış ise neden yapılmadığı hususları sorularak suçun sabit olması halinde 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirildiğinde; sanığın kullanımındaki tarımsal sulama kuyusuna ilişkin 01/08/2005 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ve 20/05/2006 tarihli keşif tutanağına ilişkin olarak dava açıldığı halde sadece 01/08/2005 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin olarak ve ziraat bilirkişisinin katılımı olmaksızın rapor düzenlendiği anlaşıldığından öncelikle, davaya konu 01/08/2005 ve 20/05/2006 tarihli kaçak kullanımlara ilişkin olarak ziraatçi ve elektrik bilirkişisinden ek rapor alınarak katılan kurumun anılan kaçak kullanımlar nedeniyle (01/08/2005 ve 20/05/2006 tarihli) cezasız ve vergisiz gerçek zararı hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.