Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/6872 E. 2016/12393 K. 29.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6872
KARAR NO : 2016/12393
KARAR TARİHİ : 29.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-5237 Sayılı TCK’nın 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarının ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, somut olayda; suça konu aracın kapısının muhkem olup olmadığı tespit edilerek muhkem olması halinde sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, muhkem olmaması halinde ise aynı Kanunun 491/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı ve sanığın “aracın kapısını temyiz dışı diğer sanık Serdar’ın tornavida ile açtığını savunmasına rağmen, sanık Serdar’ın “aracın kapısını tornavida ile zorlayarak açıp teybi çaldığını” savunması, müştekinin de aracın kapısının zorlanarak hırsızlık yapıldığını beyan etmesi, olaya ilişkin herhangi bir görgü ve tespit tutanağının bulunmaması karşısında, bahse konu tornavidanın anahtar gibi kullanıldığına ilişkin bir delilin de bulunmaması nedeniyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek yapılacak belirleme sonucu lehe yasa değerlendirmesi ve zamanaşımı süresi de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken sanığın eyleminin haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesine uyduğu belirtilerek ve 765 sayılı TCK’nın sanık lehine olduğundan bahisle aynı Kanunun 493/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak ceza verildiği ancak paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin de 647 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddeleri gereğince değerlendirilmesi gerekirken, karma uygulama yapılarak uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK’nın 50. ve 51. maddelerine göre değerlendirme yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.