YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4268
KARAR NO : 2016/11565
KARAR TARİHİ : 20.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Av. …’un, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın talimat mahkemesince alınan savunmasında müdafii istemediğini belirttiği gibi 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde sanığa atanan ve dosya içerisinde vekaletnamesinin de bulunmadığı anlaşılan müdafiinin hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Av. …’un temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanığın, hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tekerrüre esas alınan Kulu Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/14 Esas ve 2009/19 Karar sayılı ilamında da sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK’nun 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2- Soruşturma ve kovuşturma aşamasında atanan müdafiinin ücreti, yargılama gideri olarak sanığa yükletilmiş ise de; soruşturma aşamasında sanığın sorgusu esnasında sanığı savunmak üzere avukat görevlendirilmesinin, 5271 sayılı CMK’nın 101/3. maddesi uyarınca yasal zorunluluğa dayanması; yargılama aşamasında da sanığın talebi olmadığı halde mahkemece soruşturma aşamasında görev yapan avukata duruşma gününün tebliğ edilmesi ile duruşmalara katılması nedeniyle, zorunlu müdafi için ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili kısımda yer alan ”1 yıl süreyle” şeklindeki ibarenin çıkartılmasına; yine zorunlu müdafii için ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmesine ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılmasına; karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.