YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/29399
KARAR NO : 2016/12113
KARAR TARİHİ : 27.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Değişen suç vasfı nedeniyle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanık … müdafii ile sanık …’nın temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 27/09/2010 günü saat 19.30 sıralarında katılan Muammer Kış’ın, kullanımında olan kamyonunu kapılarını kilitleyerek (İzmir/Bornova’da) sokağa park ettiği, saat 02.00 sıralarında kamyonun başına geldiğinde yerinde bulunmadığı gördüğü ve şikayetçi olduğu, 29/09/2010 günü saat 01.00 sıralarında suça konu aracın Karadeniz Ereğli’de …ait arazide parçalanmış halde bulunduğu, sanık …’nın oğlu olup Karadeniz Ereğli’de yaşayan diğer sanık …’in soruşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu aracı önceki gün babasının, yanında 3 arkadaşı ile birlikte getirdiğini, aracı orada parçaladıklarını beyan ettiği, bu beyanının sanık …’in annesi Emine Yılmaz’ın 22/10/2010 tarihli dilekçesi ile doğrulandığı, sanık …’nın alınan savunmalarında ise atılı suçu işlemediğini aracı kendisinin götürmediğini beyan ettiği, olay yerinden alınan parmak izlerinin sanık … ile …isimli şahsa ait olduğu, sanık …’nın 24/01/2011 tarihli savunmasından… arkadaşı olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanık …’nın savunmasının suçtan kurtulmaya, sanık …’in yargılama aşamasında alınan savunmasının da kendisini ve babasını suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık …’ın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği ve hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, suç vasfının hatalı tayin edilmesi sonucunda aynı Kanun’un 165/1 maddesi gereğince uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık …’ın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/02/2010 tarih 2009/858 E – 2010/71 K sayılı ilamıyla sanık hakkında verilen adli para cezasının hüküm tarihinde miktarı itibariyle 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Kanun’un 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağı, sanığın suç tarihi itibari ile de adli sicil kaydında tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
3- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesinde yer alan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmalarına karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 27/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.