YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4192
KARAR NO : 2016/12268
KARAR TARİHİ : 29.06.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanıklar … ve …
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dava konusu 31.01.2007 ve 05.03.2007 tarihli iddianameler ile …. adına sahte nüfus cüzdanları düzenlenmesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması, 25.01.2007 tarihli bilirkişi raporu ve Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 23.03.2010 tarihli ekspertiz raporu ile … adına düzenlenen belgelerin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlenmesi, mahkemece hükme esas alınan deliller arasında belgeler üzerinde yapılan gözlemin de yer alması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bu suretle oluştuğunun anlaşılması ve soruşturma sırasında belgeler üzerindeki fotoğrafların sanıklar … ve …’a ait olduğunun belirlenmesi karşısında, mahkemenin kabul ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin 2 no’lu bozma düşüncesine katılınmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olup, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılan …’ın yetkilisi olduğu şirkete ait banka hesabından, aynı IP numaralı servis sağlayıcı üzerinden, internet bankacılığı yoluyla altı kişi adına açılmış, yedi farklı hesaba havale yapılıp, sahte nüfus cüzdanları ile bir kısmının çekildiğinin belirlenmesi ve inceleme konusu hüküm ile … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanları yönünden resmi belgede sahtecilik, …..adına açılan hesaplara aktarılan paralar yönünden hırsızlık suçundan hükümlülük kararı verilmesi karşısında, para aktarılan diğer hesaplar ve sahte kimlikler ile ilgili açılmış davalar bulunmakta ise zincirleme suç kapsamında kalıp kalmayacağının belirlenmesi açısından dosyaların birleştirilmesi, bunun olanaklı olmaması halinde, incelenip tutanağa geçirilerek, kanıtların birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 29.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.