Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/31673 E. 2016/3182 K. 08.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31673
KARAR NO : 2016/3182
KARAR TARİHİ : 08.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 1992 yılında yaşadığı köyün güvenlik nedeni ile boşaltıldığını, 5233 sayılı Yasa gereği … Zarar Tespit Komisyonuna başvurduğunu, başvurunun kabul edilerek 10.002,25 TL nın ödenmesi için sulhname gönderildiğini, sulhnamenin kendisi tarafından da kabul edildiğini, valilik makamından geçerek kesinleştiğini, davalının sulhnameyi iptal etmesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, köyün tamamen boşaltılmadığını, zarardan söz edilebilmesi için köyün tamamen boşaltılması gerektiğini, komisyonun köyle ilgili değerlendirmesinin hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tazminat talebinin hata hükümlerine dayanılarak kabul edilmediği, davalının kamu idaresi olması dikkate alındığında davalının hatasının esaslı hata hallerinden hiçbirine girmediği, olsa olsa saik hatası olarak değerlendirileceği, saik hatasının da esaslı hata olması için dürüstlük kuralına uygun olması gerektiği, davalının dürüstlük kuralına uygun hareket etmediği, mevzuatın yanlış yorumlanmasının külfetinin bireylere yüklenemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 5233 sayılı Kanundan doğan zararının davalı idare tarafından sulhnamenin iptali ile ödenmemesi nedeniyle alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davalı idarenin hata hükümlerine dayanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, davacı, sulhnamenin idare tarafından tek taraflı kaldırılması işleminin iptali için Diyarbakır 2. İdare Mahkemesine dava açmış olup, 2011/290 E. 2011/2650 K. sayılı ilam ile mahkemece, 5233 sayılı Yasa kapsamına, tazminata hak kazanabilmek için köyün tamamen boşaltılması şartının arandığı, davacının yaşadığı köyün ise terör olayları nedeni ile tamamen boşaltılan köylerden olmadığı ve asgari yaşam düzeyinin devam ettiği bu nedenle tazminat verilmesi için geçerli şartların oluşmadığı gerekçesi ile idarenin sulhnamenin iptaline ilişkin kararında hukuka aykırılık tespit edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş; davacının temyizi üzerine karar Danıştay 15. Dairesi tarafından 14.03.2013 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Bahsi geçen sulhname kesinleşen yargı kararı ile iptal edilmiş olup tarafları ve mahkemeyi bağlar. Hal böyle olunca, mahkemece geçersiz sulhname nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.