Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/42078 E. 2016/5312 K. 23.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/42078
KARAR NO : 2016/5312
KARAR TARİHİ : 23.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile 19.08.2011 tarihli yaş üzüm alım satımı konusunda sözleşme imzaladıklarını, ürünün zirai ilaçlamasının ve alım satımdan doğan stopajın satıcıya ait olacağının, ürünün alım ve satım tutarlarını karşılamaması halinde aradaki farkın satıcı tarafından karşılanması konusunda anlaştıklarını fakat davacı şirketin 8.339,26 TL zirai ilaç bedeli, ürün satımından kaynaklanan 2.127,28 TL stopaj ödediğini, sözleşmede 120.000,00 TL olarak belirtilen miktarın 105.000,00 TL miktarında kaldığını ve davacı şirketin zarara uğradığını ileri sürerek 33.500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmeye uygun olarak edimini ifa ettiğini, sözleşmenin rakam kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satış sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüş, davalı ise edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının, dava dilekçesi ekinde sunulan fatura ve müstahsil makbuzlarının dava konusu ürünün satışına ve ilaçlanmasına ait olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK. madde 266′ da “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu olayda, iddia ve savunma doğrultusunda, davacı şirketin ticari defterleri de incelenmek suretiyle ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri değerlendirilerek konusunda uzman bilirkişiden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak yasal düzenlemeler ışığında sonuca uygun hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.