YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17695
KARAR NO : 2016/10864
KARAR TARİHİ : 16.06.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu 10.000,00 TL’lik çekten dolayı davalı tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, çekin hatır çeki olarak dava dışı …’e verildiğini, bu şahsın elinde iken çalındığını, bedelsiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 19.12.2012 havale tarihli dilekçesi ile davanın ıslahı ile borçlu olmadıklarının tespiti ile davalıya ödenmek zorunda kalınan paranın sebepsiz zenginleşme nedeni ile ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çekin gerçek hamilinin … olduğunun iddia edilmesine rağmen, keşideci tarafından davalı hamile karşı dava açmakta aktif husumetinin bulunmadığı, davacı keşidecinin davalı hamilin çeki kötü niyetle, bile bile borçluyu zarara uğratmak maksadı ile iktisap ettiğini, yetkili hamil olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalının ihtiyati haciz kararı aldığı, daha sonra icra takip dosyasına bu ihtiyati haciz kararını ibraz ederek 17.05.2012 tarihinde davacı hakkında dava konusu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlattığı, ödeme emrinin davacı-takip borçlusuna 25.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten önce 22.05.2012 tarihinde davacı-takip borçlusunun herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden dosya borcunu kapak hesabına göre 12.855,00 TL olarak ödediği, daha sonra 24.08.2012 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmış olmakla, davacının henüz ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeden borcu ödemiş olması nedeni ile İİK. m. 72/7 uyarınca istirdat davası açamayacağı, ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabileceği, ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK. m. 62 uyarınca borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimsenin hataen kendisini borçlu zan ederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemeyeceği, eldeki davada sebepsiz zenginleşmeye dayalı talebin de şartlarının gerçekleşmediği, zira hataen yapılan bir ödemenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde aidesine, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.