YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30624
KARAR NO : 2016/9728
KARAR TARİHİ : 05.05.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- … Devlet Hastanesinde temizlik personeli olarak görev yapan müştekinin, TCK’nın 6/1-c, 125/3-a maddeleri kapsamında kamusal faaliyet yürütüp yürütmediği, kamu görevlisi olup olmadığı araştırılıp, buna ilişkin belgelerin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın, müştekiye “seni işten attırırım, başhekimin kim oluyor” şeklinde sözler söylediğinin anlaşılması karşısında, sanığın müştekiyi işten attırma konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde tehdit niteliğinde olmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda, temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Hakaret suçunun aleni bir yer olan dahiliye servisinin girişindeki koridorda işlenmesine rağmen, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
5- Sanığın adli sicil kaydında görünen ilamların, 3167 sayılı Çek Kanununa aykırı davranma suçundan dolayı verilmesi, söz konusu suçun da 5941 ve 6273 sayılı Kanunlar ile suç olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal engel oluşturmaması karşısında, CMK’nın 231/6. maddesi uyarınca, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıldıktan sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın sabıkalı geçmişi nazara alındığında, suç işleme yönündeki eğilimi ve suçun işlenmesindeki özellikler mahkememizce birlikte değerlendirildiğinde tatbikinden umulan faydanın hasıl olacağına dair mahkememizde sanık lehine kanaat oluşmadığı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
6- TCK’nın 62. maddesi uygulanırken, sanığın yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilmesine rağmen, aynı husus CMK’nın 51. maddesi yönünden olumsuz değerlendirilip, hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına karar verilerek çelişkiye düşülmesi,
7- Sanığın, adli sicil kaydındaki 3167 sayılı Çek Kanununa muhalefet suçundan dolayı verilen ilamların suç olmaktan çıkarılması ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek hakkında TCK’nın 62. maddesinin tatbik edilmesine karşın, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden hapis cezasının tercih edilmesi,
8- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
9- Kabule göre de;
Tehdit suçundan kurulan hükümde, cezanın sanığın eylemi ile orantılı olması gerketiğine ilişkin olarak TCK’nın 3. ve 61. maddelerine aykırı şekilde, gerekçesi de açıklanıp tartışılmadan üst sınırdan ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.