YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11956
KARAR NO : 2016/4092
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’in adli sicil kaydında gösterilen … Çocuk Mahkemesi’nin 25.12.2009 gün, 2008/125 Esas ve 2009/445 Karar ve … Çocuk Mahkemesi’nin 04.07.2008 gün, 2008/8 Esas ve 2008/172 Karar sayılı kararlarına konu erteli hapis cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesi gereğince kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi ve … Çocuk Mahkemesi’nin 2006/1024 Esas, 2008/374 Karar ve… Çocuk Mahkemesi’nin 2008/340 Esas, 2009/554 Karar sayılı “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararlar için, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca kanuni gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine yerinde ihbarda bulunulması olanaklı kabul edilmiştir.
Müştekinin çantasında 6700 Dolar, 300 Dubai Dinarı ve telefonunun bulunduğunu belirttiği olayda, hırsızlık suçuna konu eşyanın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-)Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “müştereken tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, “T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle hüküm fıkrasından; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlesinin yazılması ve “Yargılama giderinin tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, “Sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin paylarına düşen oranda, 112,50’şer TL olarak alınmasına” karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.