Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/14298 E. 2016/8662 K. 23.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14298
KARAR NO : 2016/8662
KARAR TARİHİ : 23.05.2016

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi . . . tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, 15/06/2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %53 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının karşılanması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak 1.000.00 TL maddi ve 40.000.00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15/03/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,davacının manevi tazminat istemi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 26. maddesi; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, davacı tarafından ,kaza tarihi olan 15/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili talep edilmesine karşılık
Mahkemece talep aşılarak ”olay tarihi olan 15/03/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ” şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. ve 2.bendindeki “15/03/2010” tarihlerinin silinerek, yerine; “15/06/2010 ” tarihlerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden taraflara yükletilmesine
23/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.