Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5328 E. 2016/7537 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5328
KARAR NO : 2016/7537
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki asıl ve iki birleşen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleşen davalı … ve davalı-birleşen davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Asıl davacı … vekili asıl davalı … tarafından açılan ortaklığın giderilmesine karşı açtığı ve daha sonra tefrik edilen dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapuda ½ oranında davalı ile müvekkilinin malik olduğunu, arsa vasfıyla alınırken bedelin tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, taşınmaza dört katlı sekiz daireli yapıyı da müvekkilinin yaptığını, maliyetin ½ sini karşılaması gereken davalının yalnızca % 23’ünü karşıladığını, taşınmazın daha sonraki tamamlama bakım ve onarım işlerinin de müvekkili tarafından yapıldığını, bu şekilde davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla arsa alım bedeli yönünden 1.000,00 TL, ilk inşa yapı maliyet bedeli( 3 kat) 3.000,00 TL ve sonraki tamamlama ilave inşaat bedeli 1.000,00 TL ve bakım onarım bedeli 1.000,00 TL olmak üzere 6.00,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, arsa karşılığı borç bulunmadığını, ortak giderlere katıldığını, onay almadan davacının masraf yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davacı … dava dilekçesinde; dava konusu 8 daireli taşınmazda ½ paydaş olmasına rağmen davalı …’ın kendisinen sözlü ya da yazılı muvafakatini almaksızın birini kendisi, ikisini oğullarının kullandığını, diğer beş daireyi de kiraya verdiğini ve gelir elde ettiğini, kira gelirlerinin yarısını banka hesabına yatırması gerekirken, edimini yerine getirmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL ecrimisilin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, davalı cevabında, intifaden men edilmedikçe ecrimisil istenemeyeceğini, üç dairenin kirasını düzenli olarak davacıya gönderdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İkinci Birleşen dosya( … 5. Asliye Hukuk 2012/183 Esas- 2013/207 Karar) davacısı … dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazdaki 7 nolu daireye 10.500,00 TL zorunlu ve faydalı masraf yapıldığını, ortaklığın giderilmesi neticesinde 7 nolu dairenin davalı …’a düştüğünü, davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek; 10.500,00 TL masraf bedelinin ihtarnamenin davalıya tebliğinden itibaren 1 ay sonra işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı cevap dilekçesinde; asıl davada da plastik doğramaların talep edildiğini, belirtilen masraflar yönünden kendisinden onay alınmadığını, davacının malik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından talep edilen arsa alım bedeli ve dava konusu taşınmazın ilk üç katının yapı inşa bedelinin zamanaşımı nedeniyle reddine, binanın tamamlanması için zorunlu masrafların olarak gösterilen ve davacı tarafça talep edilen masrafların yarısı olan 7.025,00 TL’den davalı … tarafından yapılan 2.325,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 4.700 TL’nin ve davacı tarafça talep edilen 5 dairenin plastik doğramalarına ilişkin talebin, ortaklığın giderilmesi davasındaki paylaşım dikkate alınarak, 3 dairenin plastik doğrama masrafı olan 8.250,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, birleşen…. Asliye Hukuk 2010/385 Esas- 2012/229 Karar sayılı dosyada davanın kısmen kabulü ile; Davacının 1989-2007 ( ihtar tarihi olan 25/12/2007) tarihleri arasında intifadan men şartı oluşmadığından, bu tarihler arasındaki talebinin reddine, davacının talep ettiği 2008-2010 yılları arasında eksik ödenen, kira bedelleri toplamı olan 10.415,00 TL’nin davalı …’tan alınarak davacı …’a verilmesine, ikinci birleşen ( … 5. Asliye Hukuk 2012/183 Esas- 2013/207 Karar) dosyada davanın kısmen kabulü ile dava dilekçesi ile talep edilen ve ihtarnamede belirtilen 7 numaralı dairenin mutfak dolaplarının ve oda prizlerinin değiştirilmesi, tüm daire zeminin laminat parke ile kaplanması, odaların alçı ve boyası, balkon demirleri ile kapıların boyanması ve temizliği için yapılan 6.590.00 TL’nin davalı …’tan alınarak, davalı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, talep edilen plastik pencere yapımına ilişkin talebin mahkememizin 2010/59 Esas sayılı dosyasında karar verildiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı-birleşen dosya davalısı … ve davalı-birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
A) Davacı-birleşen dosya davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B) Davalı-birleşen dosya davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Birleşen … Asliye Hukuk 2010/385 esas 2012/229 karar sayılı dosyası yönünden kabul edilen temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlar, kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır.
İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan, gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen araştırılarak saptanması gerekir.
Ancak; ecrimisil istenilen taşınmazın (bağ-bahçe gibi) doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması halinde intifadan men şartının aranmasına gerek yoktur. Bu ayrık durumlarda intifadan men koşulu aranmaz.
Somut olayda; dava konusu dairelerin bir kısmının bizzat davalı ve oğulları tarafından kullanıldığı, diğer kısımlarının ise kiraya verilerek gelir elde edildiği görülmektedir. Kira geliri getiren daireler yönünden intifadan men koşulunun aranmasına gerek yoktur. Ancak kira geliri getirmeyen davalı ve davalının oğulları tarafından bizzat kullanılan konutlar yönünden ise intifadan men koşulunun aranması gerekir.
O halde; mahkemece dava konusu dairelerin durumları ayrı ayrı değerlendirilerek kiraya verilenler yönünden intifadan men koşulu aranmaksızın, kiraya verilmeyen daireler yönünden intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek uzman bilirkişiden dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil hesabı yapılması yönünde Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması, ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca; davacının birleşen dava dilekçesinde faiz talebi bulunmasına karşın mahkemece olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, davalı- birleşen dosya davacısı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.