Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2015/8697 E. 2016/4061 K. 09.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8697
KARAR NO : 2016/4061
KARAR TARİHİ : 09.03.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, … İli … İlçesi … Köyü 620 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Taşınmazın tarım arazisi niteliğinin kabulü doğru olup, yasa gereği bunlar kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas tutularak değerlendirilir. Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (i) bendine göre de, bedelin tespitinde etkisi olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınır. Doğaldır ki bu objektif ölçülerin neler oldukları taşınmazın niteliği dikkate alınarak ve değerlendirme esasları gözönünde bulundurulmak suretiyle belirlenir ve gerekçesi de gösterilmek suretiyle tespit edilen bedele objektif artış uygulanabilir.
Yargıtayın yerleşik içtihatlarında devletçe uygulanan desteklemeler ve ödenen primler objektif artış sebepleri olarak kabul edilmemektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; %100 olarak belirlenen objektif artış oranının %5 inin destekleme ve primlerin oluşturduğu, %95 inin ise dava konusu taşınmazın … ilçe yerleşim yerine yakınlığı, yola cepheli olması, …-…-…-… yol kavşağına yakınlığı ve … Barajının … sulama sahası içinde kalması ve iki yıla kadar sulanabileceği nedenleri oluşturmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporunda gösterilenlerin herhangi bir objektif artış sebebi kabul edilemeyeceği düşünülmeksizin %100 oranında objektif artış uygulayarak değer tespiti yapan bilirkişi raporunun karara esas alınması,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmazın, kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak değerini tespit etmelidir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında ise, özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verimine, üretim giderine ve toptan satış fiyatına ilişkin ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Dosyadaki gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünün cevap yazısında 2012 yılında buğdayın dekar başına ortalama veriminin 450 kg olarak belirtilmesine rağmen, bilirkişi kurulunca düşük kabul edilerek son altı yılın ortalaması alınmak suretiyle yüksek bedel belirleyen raporun karara esas alınmış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.