YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14273
KARAR NO : 2016/8005
KARAR TARİHİ : 24.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde;ikamet ettiği meskeninde davalı kurum görevlilerince yapılan kontrol neticesinde tarafına kaçak elektrik kullanımdan dolayı 8.687,40 TL cezalı tahakkuk yapıldığını, bu olay nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde ise beraat kararı verildiğini,davalı kurum görevlileri tarafından yapılan cezalı tahakkukun bu nedenle haksız olduğunu belirterek; borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; usul yönünden davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını,esas yönünden; davacı abonenin kaçak elektrik kullandığının tespiti neticesinde hakkında kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden kaçak tahakkuku yapıldığını, davacının süresinde tarafına tahakkuk ettirilen faturaya itiraz etmediğini, ceza dosyasında verilen beraat kararının hukuk mahkemesini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olaya gelince;davaya konu olayın davacı abonenin meskeninde yer alan elektrik sayacı ve ölçü trafolarının vekalet mühürleri açılarak sayacın %95 eksik kayıt yapması şeklinde kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı olması karşısında; taraflar arasında, 4077 sayılı yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi (mesken abonesi) bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, yargılamanın Tüketici Mahkemesi sıfatı ile yapılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.