Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12213 E. 2016/8356 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12213
KARAR NO : 2016/8356
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle sigorta başlangıcının 02.02.2007 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 02.02.2007-07.09.2008 tarihleri arasında davalı Belediyede geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden;davacı adına . … adına bando takımı işinden tescilli 1091977 sicil numaralı işyerinden 28/11/2007-03/01/2008 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davacının davalı … tarafından bildirilen hizmetinin bulunmadığı, davacının bazı gazete haberlerini ibraz ettiği, davacı ve davalı yanın tanıklarının beyanlarına başvurulduğu, bando takımı ile ilgili ihale evraklarının getirtildiği, Belediye ile ihbar edilen şirket ve … arasında Bando Gösteri Hizmet Alımı İhalesi sonucunda sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Yapılacak iş, mahkemece davalı Kurumdan ve ticaret sicilinden davanın ihbar edildiği . .. ve ….’ne ait işyeri dosyaları ve ilgili kayıtları getirtmek, söz konusu çalışmayı bilebilecek durumda olan başta bordrolu çalışanlar ve davalı Belediyede çalışan diğer memurlar başta olmak üzere tanık beyanlarına başvurmak, davalı … nezdindeki ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslı veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, davalı … Başkanlığının dava konusu dönemi kapsayan bando takımı hizmetleri ile ilgili ihale evraklarına göre Belediye ile … ve …. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup olmadığını ve söz konusu ilişkinin tam olarak hangi tarihte başlayıp hangi tarihte son bulduğunu belirlemek, davacı ile davalı … ya da anılan şirket veya … arasında yapılan herhangi bir sözleşmenin veya belgenin olup olmadığını, davacının hangi tarihler arasında ve hangi işverenler nezdinde çalıştığını, davacının yaptığı iş de dikkate alınarak çalışmanın tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğunu tespit etmek, bu şekilde davacı ve davalı … ile …. ve … arasındaki hukuki ilişki kesin olarak tespit edilerek davacının çalışmalarının dava dışı işverenlerden birinde olduğu anlaşılırsa, HMK’nın 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle tespit edilen işverene husumet yöneltmesi için davacıya mehil vermek, dahil edilen işverenin göstereceği bütün delilleri topladıktan ve davacının çalışmasını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ve davalılardan …’na iadesine 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.