Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16697 E. 2016/7587 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16697
KARAR NO : 2016/7587
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; davalı ile doğalgaz sözleşmesi imzalamasına ve bu sözleşme uyarınca doğalgazı kullanmasına rağmen, davalı tarafından haksız olarak gaz hizmetinin durdurulduğunu; davalının tekel durumunda olduğunu, davalıdan başka yerden hizmet almasının mümkün olmadığını, tekel durumundaki davalıya karşı kazanılmış haklarının olduğunu ve sözleşmeye uygun davrandığı süre boyunca hakkının iptal edilemeyeceğini; sözleşme sonrasında gaz kullanımı konusunda hiçbir değişikliğin olmadığını, oturduğu mesken ve iç tesisatının aynı olduğunu, hepsinin davalının onay verdiği şeklini koruduğunu, davalı tarafından verilen hizmetin durdurulmasının yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, mağdur durumda olduğunu ileri sürerek; davalı tarafından sözleşmenin iptal edilerek sayacın sökülmesi uygulamasının haksız olduğuna karar verilerek, sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde;davacının ikamet ettiği yapının mesken olduğuna dair tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlaması için kendisine süre verildiğini; ancak, davacı bu evrakları tamamlayacağına dair taahhüdü olmasına rağmen gereğini yerine getirmediğini, tapu kayıtları olmayan bu yapıların kanunen kaçak yapı statüsünde olduğundan gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını; bu yapıların 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde yer almadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kanuna aykırı bir yapılaşma sayıldığını ve bu kanunlara göre kaçak yapı olarak kabul edildiklerini; doğalgaz bağlantısı için …’nın ileri sürdüğü ön şart gereğince hukuken konut olarak kabul edilmesi mümkün olmayan garaj tapulu dairelerin ve kaçak olarak yapılan teras katlara bireysel doğalgaz aboneliği verilmesine imkan bulunmadığından, sözleşmenin iptalinin yasaya uyarlı olduğunu; abonelik sözleşmesinin devamı ve konuta yeniden doğalgaz verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; ibraz edilen tapu kayıtlarına göre dava konusu yerlerin mesken vasfında olmayıp garaj tapulu olduğu, bu nedenle imara aykırı olduğu, garaj tapulu yere yasa gereği doğalgaz aboneliği verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 28.11.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmış ve Kanun’un 87. maddesi uyarınca, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, taraflar arasındaki dava konusu aboneliğin, 6502 sayılı yasa kapsamında, mesken aboneliğine ilişkin olduğu, davacının da 6502 sayılı yasa kapsamında, ”tüketici” tanımına uyduğu açık olup, olayda 6502 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu duruma göre, uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemelerinin görevi içerisindedir.
Hal böyle olunca, mahkemece; o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden, genel mahkeme sıfatıyla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.