Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/8661 E. 2016/14201 K. 14.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8661
KARAR NO : 2016/14201
KARAR TARİHİ : 14.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, üyesi olduğunu; toplu iş sözlemesiyle çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini, davacı ile birlikte birçok kişinin aynı gerekçeyle işten çıkartıldığını, Mayıs 2015’te ülkenin de gündemini oluşturduğu üzere, Bursa’da kurulu fabrikasında yapılan toplu iş sözleşmesi ile işçileri %70 oranında ücret ve sosyal haklarına zam yapılırken %4 civarında zam ile çalışan diğer fabrikalardaki işçilerin bu duruma tepki gösterdiklerini, işçilerin başlattıkları eylem aynı zamanda üyesi oldukları da tepkiye dönüştüğünü, sendikanın bu eylemlere sahip çıkmadığını, aksine işverenlerin yanında yer aldığını, işçilerin görüşü alınmaksızın ile imzaladığı 3 yıllık ile düşük ücrete razı olarak bu sorunun yaratıcısı kabul edildiğini, davacının ve diğer işçilerin metal işçilerinin direnişini sahiplenip toplu olarak sendikadan istifa girişiminde olduklarından sendika üyeliğinden ayrılma hakkını engellemek için işten çıkartıldığını ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine ayrıca feshin sendikal nedene dayandığının kabulü ile sendikal tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve feshin sendikal nedene dayanmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davacının savunmasının alınmadığı, feshin 4857 sayılı İş Kanunun 25. maddesindeki nedenlere uymadığı, davacının işe geç gelip erken ayrıldığının belirtildiği tarihlerin fesihten yaklaşık 2,5 ay öncesine ait olduğu, davacı ile birlikte diğer işçilerin haklarını savunmadığı gerekçesi ile toplu olarak sendikadan ayrılmak için örgütlenmeye başladıkları sırada iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçeleri ile feshin geçersizliğine ve davalı aleyhine sendikal tazminata hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemenin, yerinde gerekçelerle feshin haklı veya geçerli bir nedene dayanmadığına karar verdiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı; üye oldukları haklarını savunmadığını, işverenle tam bir uyum içerisinde hareket ettiğini düşündüklerinden diğer işçiler ile birlikte sendikadan ayrılmak için örgütlendikleri sırada iş sözleşmelerinin feshedildiğini ve feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürmüştür.
Her ne kadar mahkemece iddiaya değer verilerek feshin sendikal nedene dayandığı kabul edilmiş ise de; davacının, iş sözleşmesi feshedildikten sonra sendika üyeliğinden ayrıldığı dikkate alındığında ve davacı tanığı beyanında kendisinin sendikadan ayrılmasına karşın çalışmasına devam ettiğini ve işverenin sendika aleyhinde konuşulmaması yönünde bir söyleminin bulunmadığını beyan etmesi karşında feshin sendikal nedene dayanmadığı ortadadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız). Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mahkemece, sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.800.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 214.50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 14/06/2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum. 14.06.2016