YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14850
KARAR NO : 2016/7589
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki murazanın men’i davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde;davalı ile doğalgaz sözleşmesi imzalamasına ve bu sözleşme uyarınca doğalgazı kullanmasına rağmen, davalı tarafından haksız olarak gaz hizmetinin durdurulduğunu, davalının tekel durumunda olduğunu, davalıdan başka yerden hizmet almasının mümkün olmadığını, tekel durumundaki davalıya karşı kazanılmış haklarının olduğunu ve sözleşmeye uygun davrandığı süre boyunca hakkının iptal edilemeyeceğini, sözleşme sonrasında gaz kullanımı konusunda hiçbir değişikliğin olmadığını, oturduğu mesken ve iç tesisatının aynı olduğunu, hepsinin davalının onay verdiği şeklini koruduğunu, davalı tarafından verilen hizmetin durdurulmasının yasa ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, mağdur durumda olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından sözleşmenin iptal edilerek sayacın sökülmesi uygulamasının haksız olduğuna karar verilerek, sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil dilekçesinde;davacının ikamet ettiği yapının mesken olduğuna dair tapu kayıtlarının bulunmadığını, ilgili evrakları tamamlaması için kendisine süre verildiğini ancak davacı bu evrakları tamamlayacağına dair taahhüdü olmasına rağmen gereğini yerine getirmediğini, tapu kayıtları olmayan bu yapıların kanunen kaçak yapı statüsünde olduğundan gaz arzının sağlanmasının mümkün olmadığını, bu yapıların 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde yer almadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı kanuna aykırı bir yapılaşma sayıldığını ve bu kanunlara göre kaçak yapı olarak kabul edildiklerini, doğalgaz bağlantısı için …’nun ileri sürdüğü ön şart gereğince hukuken konut olarak kabul edilmesi mümkün olmayan garaj tapulu dairelerin ve kaçak olarak yapılan teras katlara bireysel doğalgaz aboneliği verilmesine imkan bulunmadığından sözleşmenin iptalinin yasaya uyarlı olduğunu, abonelik sözleşmesinin devamı ve konuta yeniden doğalgaz verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; taraflar arasında doğalgaz abonelik sözleşmesi tesis edildiği, sözleşmeyi yapıp yapmamanın davalı insiyatifinde olduğu, davalı kurumun yapmış olduğu sözleşme ile davacıya ait daireye doğalgaz vermeyi taahhüt ettiği, davacının da gerekli tesisatı…normlarına uygun olarak çektirip, davalının da bu uygunluğu gördükten sonra davacıya gaz arzını sağladığı, gaz verilmesinde yasal eksiklikler var ise bu eksiklikler giderildikten sonra gaz verilmesi gerektiği, yasaya uygun olmayan daireye gaz bağlanmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan davalının yarattığı muaraza nedeniyle davacıya kusur yüklenemeyeceği, dava konusu aboneliğin yapıldığı dairelerin mesken olarak kullanıldığı, dairelerde bulunanların elektrik, su, doğalgaz vs. gibi yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması gerektiği, kaldı ki kış ayları içerisinde bulunulması sebebiyle de meskende ikamet eden insanların ısınma ihtiyaçları bulunduğu, binanın teknik konumu itibariyle başka türlü ısınmanın da mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine, davacıya ait .. sözleşme numaralı doğalgaz abonesine gaz arzının sağlanmasına ve sözleşmenin aynı şartlarda devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya ait ve bulunduğu binanın teras katında tapusuz olan, bulunduğu binanın inşaat projesi ile yapı ruhsatına aykırı olarak mesken haline dönüştürülen, bu haliyle fiilen mesken olarak kullanılan alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davaya konu davacıya ait alanın, bulunduğu binanın teras katında ve tapusuz olduğu, mevcut durum itibari ile fiilen mesken olarak kullanıldığı, bu haliyle davaya konu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına aykırı olarak yapıldığı,01.11.2012 tarihli doğal gaz kullanım sözleşmesi ile dava konusu alanda 2014 yılına kadar doğalgaz kullanıldığı, ihtilaf konusu değildir.
Ancak, mahkemece; davacıya ait ve fiilen mesken olarak kullanılan alanın, imar yasasına aykırı inşa edildiği tespit edilmiş ise de, söz konusu alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre, niteliğinin mesken olarak tapuya tescilinin sağlanıp yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; dava konusu alanın bulunduğu binaya ait tasdikli inşaat (yapı) projesinin ilgili belediyeden getirtilip, davaya konu davacıya ait tapusuz alanın, bulunduğu binanın inşaat projesine ve yapı ruhsatına uygun hale gelip gelemeyeceği, bina inşaat projesinin tadilinin mümkün olup olmadığı ve buna göre dava konusu alanın 3194 sayılı İmar Kanunun ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince, niteliğinin mesken olarak yasal hale getirilip tapuya tescilinin sağlanıp sağlanamayacağı hususları ilgili belediyeden de sorulmalı, ihtiyaç duyulması halinde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti ile keşif de yapılarak, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması suretiyle kapsamlı bir araştırma yapılmalı, gerekirse davacı tarafa, sahip olduğu alan hakkında, yukarıda belirtilen kanunların ilgili maddeleri gereğince yasal hale getirmesi, bulunduğu binanın inşaat projesinin tadili ve mesken olarak tapuya tescilinin sağlaması hususunda yetki ve süre de verilmeli, sonrasında hasıl olacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.