Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12886 E. 2016/7563 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12886
KARAR NO : 2016/7563
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisleri adına kayıtlı bulunan … cilt no: 40, sahife no: 96, sıra no: 2′ de kayıtlı bulunan taşınmazın davalı … Belediyesi tarafından, kadastro çalışmaları öncesinde, belediye adına tahsis edildiğini ve ardından dava dışı … adlı bir vatandaşa satıldığını, işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkillerinin mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 19.03.2013 tarihli dilekçesiyle talebini 136.718,75 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, dava konusu edilen taşınmaz çıkmaz sokak iken bu yerin işlevini yitirmesi ve ekonomik hayata aktarılması açısından müvekkil kurum tarafından yoldan arsaya ihdas edildiğini, işlem esnasında taşınmazın tapu kaydının bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından, kısa kararda “Davanın kabulü ile; davacılar .. için ayrı ayrı 15.625,00’er TL tazminatın, … ve … için ayrı ayrı 5.859,37’şer TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ” karar verilmiş;, gerekçeli kararda ise “Davanın kabulü ile; davacılar … ve … için ayrı Ayrı 15.625,00’er TL tazminatın, … ve … için ayrı ayrı 5.859,37’şer TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir

Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında (davacı … isminin yazılması açısından) çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya içeriğine göre, mahkemece bu konular gözönünde tutularak vicdani kanıya göre karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.