YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17535
KARAR NO : 2016/7844
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile ; davacının davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen 11 adet faturada herhangi bir hizmet karşılığı olmadığı belli olan kayıp – kaçak bedeli adı altında 4.761,49 TL bedelin haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek; ödenen bu bedelin ödeme tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davalının … nın belirlediği tarifelere uymak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; abonelerden tahsil edilen kayıp – kaçak bedelinin tahsilinin yönetmelikler ve … kararlarına dayandığı, mevzuatın yürürlükte olduğu sürece kayıp kaçak bedelinin tahsilinin yasal olduğu; ayrıca, fatura bedelinin belirlenmesine yönelik tarifelerin … tarafından belirlendiği, davalı şirketin … tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Anılan karar Dairemizin 2014/5710 esas 2014/8013 karar sayılı ve 22/05/2014 tarihli kararı ile “ ….HGK’ nun aynı konuya ilişkin 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararına göre, kayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almasının kanun ve yönetmeliğe aykırı bulunduğu dikkate alınarak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; aksine düşüncelerle, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece, bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiş ve davanın kabulüne, 4.761,49 TL’nin bilirkişi …’in 16/03/2015 tarihli raporunda belirttiği her bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.-
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
BK nun 101/2 (TBK nun 117/1) maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden, iade talep edilmeden önce temerrüde düşürülmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ile ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya gönderilmiş ihbar ya da ihtar bulunmadığına göre; dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü ile, bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanması doğru görülmemiştir.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 1. fıkrasının tamamen çıkarılarak yerine “ 1-Davanın kabulüne 4.761,49 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, “ ifadesinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.