YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5653
KARAR NO : 2016/1934
KARAR TARİHİ : 17.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 487 ada 10 parsel sayılı 133 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliği ile Şubat 1991 tarih 2 nolu tapu kaydı revizyon görerek davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, taşınmazın yayla niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu,… mevkiinde bulunan taşınmazların Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2001 tarih ve 2000/8-1338 E. ve 2001/13 K. sayılı ilâmına göre yaylak niteliğinde olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi gereğince özel mülkiyete konu olmayıp zilyetlik ile kazanılan yerlerden sayılmayacağı, bu mevkideki taşınmazların üzerine şahıslarca ev yapılmasının taşınmazların öncesinin kadim yayla olma gerçeğini ortadan kaldırmayacağı iddiaları ile tapu kaydının iptali ve … adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın yayla iddiası ile açıldığı, yapılan keşif sonucu taşınmazın orman olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/07/2006 tarih ve 2005/270 – 2006/3351 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Dava konusu 487 ada 10 parsele ve mahkemenin 2005/266 Esas sayılı dosyasında davalı olan ve aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan 487 ada 7 parsele Mayıs 1942 tarih 5 nolu sicilden gelen, Şubat 1991 tarih 2 nolu ve 2400 yüzölçümlü tapu kaydının revizyon gördüğü, dayanak tapu kaydı gereğince yerine uygulanıp miktarı ile geçerli kapsamı tayin edilmediği için taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadıkları anlaşılamadığı, 3402 sayılı Kanunun 20. maddesinin (C) bendinde ‘tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde harita plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise bunlarda gösterilen miktara itibar olunur’ hükmünü taşıdığı saptanarak, mahkemece bir orman ve bir fen bilirkişisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, dayanak tapu kaydının 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 21. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek ve sabit sınırdan başlanarak kapsamı belirlenmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı içinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi, taşınmazın eylemli durumu ve tahdit hattına göre konumunun saptanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereklerine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3116 sayılı Kanuna göre 1951 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli parsel bu işlemde orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına, davanın … tarafından taşınmazın yaylak niteliğinde bulunduğu iddiasıyla açıldığı, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazın yaylak olmadığı ve orman niteliğinde olduğunun belirlendiğine, HMK’nın 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 17/02/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.