Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5749 E. 2016/7834 K. 23.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5749
KARAR NO : 2016/7834
KARAR TARİHİ : 23.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili ,dava dilekçesi ile ; davalıya .. göre ödeme yapılması gerekirken kimyager sıfatı ile ödeme yapıldığını, fazla maaş ve döner sermaye ödemesinde bulunulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 33.803.74.- TL maaş ile 23.192.91.- TL döner sermaye bedelinin ödeme tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır .
Mahkemece, kısa kararda;
Davanın KISMEN KABULÜ ve KISMEN REDDİ’ne karar verilmiş iken, gerekçeli kararda;
Davanın KISMEN KABULÜ ile, 31.276,05 TL ödenen maaş fazlası alacağın Kasım 1992 yılından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 22.972,44 TL fazla ödenen döner sermaye ek ödemeleri alacağının ise 01.04.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir .
Mahkemece oluşturulan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanıya göre yeniden bir karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.