Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2016/3732 E. 2016/13051 K. 20.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3732
KARAR NO : 2016/13051
KARAR TARİHİ : 20.09.2016

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2015
NUMARASI : 2013/96-2015/363

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak üzerinde bulunan yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın idarece yapılan kıymet takdirinde dava konusu taşınmaza kuru tarım arazisi olarak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise taşınmazın sulanıp sulanmadığı konusunda açık bir gerekçe belirtilmeden sulu arazi olarak değer biçildiği anlaşıldığından, mahallinde yeninden keşif yapılarak taşınmazın sulanıp sulanmadığı, taşınmazda sulamaya ilişkin bir tesis olup olmadığı, tutanağa geçirilip, yeniden alınacak raporla çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde bedel tespiti,
2- Taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı kargir yapıya kıymet takdirinde alınan bilirkişi raporundan “harabe” olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise 11-15 yaş aralığında olduğu belirtilerek Yapı Birim Maliyet Cetveline göre,2.sınıf B grubu yapı kabul edilerek değer biçilmiştir.
Taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı yapının nitelikleri belirlenip, yapının iç ve dış özellikleri ayrıntılı olarak incelenerek, elektrik, içme suyu, kanalizasyon tesisatlarının, su ve elektrik aboneliklerinin olup olmadığı, ıslak ve kuru zemin kaplamaları, çatı kaplaması vs. gibi bir meskende olması gereken tüm unsurların bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa eksik imalat oranı ve yapı sınıfı tespit edilerek, fotoğrafları da çekilip dosyaya konulduktan sonra yapılara bedel belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, ayrıca; keşif sırasında mahkemece tek katlı yapı ve ahır olduğu tespit edilmesine rağmen bilirkişi raporunda sadece tek katlı yapının değerinin belirlendiği anlaşılmakla yapılardaki bu çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmazın yüzölçümü, niteliği ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, kapitalizasyon faiz oranının % 5 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, % 6 alınması suretiyle eksik bedel tespiti,
4- Dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun %50 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre az bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.