YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15912
KARAR NO : 2016/7011
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı asil tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av…. ile davalı asil …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 06.06.2007 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ek olarak satış taahhütnamesine istinaden davalıya keşide edilen 08.12.2010 tarihli ihbara rağmen davalının asgari alım taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle kar mahrumiyetinden doğan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 20.000,00 TL’nin bankalarca uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 11.07.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 165.000 TL nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesi sunmamış, 23.05.2012 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; ticari işletmeyi tüm demirbaşları ile birlikte 15.08.2007 tarihli kira kontratı ile kiracı… devrettiğini, kira kontratının 1. maddesinde Balpet petrol şirketi ile yapılan anlaşmaların onu bağladığı ve her türlü zarardan kiracının sorumlu olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla davaya onun da dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi heyeti kök ve ek raporuna göre; davalının sözleşmenin kurulduğu 2007 yılından beri asgari alım taahhüdüne uymadığı halde davacının çekince koymaksızın akaryakıt vermeye devam ettiği, davacının sonraki yıllarda davalının taahhüde aykırı davranması nedeniyle cezai şart alacağı konusunda ifayı çekince bildirerek yerine getirdiğini ispatlayamadığı, bu durumda davacının 2007, 2008 ve 2009 yılları için davalıdan taahhüdü ihlali nedeniyle cezai şart talep edemeyeceği, 2010 yılına gelince davalının bu yılda da taahhüdüne uymadığı, ancak davacının 08.12.2010 tarihli ihbarname ile bu hususu davalı tarafa ihtar ederek 2010 yılı ile ilgili olarak cezai şart hakkını saklı tuttuğu, davacının 2010 yılı için talep edebileceği cezai şart tutarı 159.118,73 TL olarak belirlenmiş ise de, davalının temin edilen vergi dairesine bildirmiş olduğu yıllık bilançolarına göre, söz konusu cezai şartın alınması davalının ekonomik olarak mahvına sebep olacak nitelikte olduğundan, davacının 2010 yılı için talep edebileceği cezai şart alacağının tenkis edilerek 40.000 TL olarak belirlenmesinin adalete ve hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının kar mahrumiyeti alacağı davasının kısmen kabulü ile 40.000,00 TL alacağın 20.000 TL’sine dava tarihinden itibaren, 20.000,00 TL sine ıslah tarihi olan 13.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek bankaların en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı asilin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 21/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.