YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17245
KARAR NO : 2016/6904
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen husumetten reddine kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 24/02/2010 tarihli protokol ile …. ilçesi… Köyü köy civarı mevkiinde bulunan 284 parsel sayılı taşınmazın 3/4 hissesi ile 285 parsel sayılı taşınmazın tamamının 100.000,00-TL bedel karşılığında müvekkiline satıldığını ve satış bedelinin tamamını davalıların aldığını, tapuda üç gün içinde müvekkili adına ferağ verileceğinin protokolde kabul edildiğini ancak satışa konu taşınmazların …. İcra Müdürlüğünün 2009/251 sayılı dosyasında yapılan ihale nedeniyle alacaklı davalı şirket adına yapılmadığı ve tescil işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığı davalıların edimlerini yerine getirmelerinin imkansız olduğunun tespit edildiğini, …3.Noterliğinin … yevmiye nolu ihtarnamesi ile satış bedeli ve cezai şart bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalıların ödemeye yanaşmadıklarını, bu nedenle …. 2.İcra Müdürlüğünün 2011/1598 esas sayılı dosyası ile satış bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu öne sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraflar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, verilen bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2014 tarih 2014/1802 E. 2014/9489 K. sayılı kararı ile”…Taraflar arasında düzenlenen harici satım sözleşmesi, taşınmazın devrini sağlamayan geçersiz bir sözleşmedir. Geçersiz olan 24/02/2010 tarihli protokolde belirtilen 5 günlük ihtar süresi de aynı şekilde geçersiz olacaktır. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar aldıklarını birbirlerine geri vermek zorundadır. Sebepsiz zenginleşme kurumunun varlık sebebinde ise, haksız değer kaymalarının önlenmesi amaçlanmıştır. Bu durumda, mahkemece; davanın esasına girilerek ve taraflardan delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile karar bozularak mahalline iade edilmiş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda;
Mahkemece; davalı … Şirketine karşı açılmış olan davanın husumetten reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile, …. 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1598 Esas sayılı takibin 100.000,00-TL asıl alacağa karşı davalı … tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin 100.000,00-TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, verilen bu karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; taşınmaz satımına ilişkin 24.02.2010 tarihli protokolü davalı … hem kefil hem de davalı şirket temsilcisi sıfatıyla imzalamıştır. …Müdürlüğü’nün cevabı yazısına göre davalı …’nun protokol düzenleme tarihinde şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
O halde,mahkemece protokolde davalı şirket adına yetkilisinin imzasınında bulunduğundan davalı şirketin de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca; dava konusu alacak miktarı (likit) belirli olup, yargılamayı gerektirmediğinden, icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece; icra inkar tazminatına hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.